Üyelik İşlemleri
 Tüm Bölümler
 Haklı Mıyım? Haksız Mıyım?
 Mutlu olmak mı daha zor yoksa mutsuz olmak mı?
Sayfalar:
       1  |  2      Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
Yazan  
amanyoo
Yeni Üye



17 Cevap

  


Mutlu olmak mı daha zor yoksa mutsuz olmak mı, hiç düşündünüz mü? Siz “Mutsuz olmanın neresi zor olabilir ki” diyenlerdenseniz inanın bana zannettiğinizden daha şanslısınız!



Bir zamanlar erkek arkadaşının “Mutsuz olmaktan mutlu olan biri” şeklinde tanımladığı bir kız tanıyordum. Kız gerçekten de melankoliyi çok seviyordu. Okulu kırdığı günlerde evde oturup eski Türk filmlerini izliyor, “Son” yazısını görene kadar ağlıyordu. Bazen de küveti doldurup, ışıkları söndürüyor, birkaç mum yakıp İbrahim Tatlıses’in en yanık sesiyle söylediği “Dertler derya olmuş, bense bir sandal. Devrilip batmışım, boğulmuşum ben” şarkısına eşlik ediyordu. Hayır şaka değil, pek çok insanın “tiki” olarak değerlendirebileceği bu kız, kendi hazırladığı “Best Of İbo” albümünü o kadar çok dinliyordu ki, kaset yıprandığı için İbo’nun sesi artık daha da titrek çıkıyordu. Derdini soran oldu mu, bir çırpıda anlatacak üç beş tane sorun buluveriyordu. Kız çok kolay mutsuz olabiliyordu...



İşin garibi kız çok kolay mutlu da olabiliyordu. Hatta herkes onu çok neşeli ve enerjik olarak tanırdı...



Daha üniversite ikinci sınıftayken iş hayatına atıldı. Küçük ve yerel bir yayında gazeteciliği öğreniyordu. Burada bir yıl çalıştıktan sonra bir röportaj dönüşünde abisinden bir telefon aldı. Babası hastalanmıştı. “Kanser” dedi abisi. Ameliyat olması gerekiyordu. Evinin bir sokak üstündeki hastaneye yatırdılar babasını. Tüm aile oradaydı. Amcası, halası, yengesi, kuzenleri, babasının karısı ve tabii ki bir sedyede yatan babası. Herkes ağlıyordu. O ağlamadı. Yaptığı araştırmalarda kanseri atlatmanın en etkili silahının hastanın moralini yüksek tutmak olduğunu okumuştu. En kötü Yeşilçam filmlerinde bile ağlayan kız, hayatta en çok sevdiği, sevgisine en çok aç kaldığı kişi ölüm döşeğindeyken tek bir damla göz yaşı bile dökmedi. Babasına moral vermek için, mutsuzluğunu saklamalıydı. O kadar kolay mutsuz olabilen biri, şimdi en mutsuz olduğu günde mutsuzluğunu saklamak zorundaydı...



Babası kanseri atlattı. İyileşme sürecinde kız babasıyla birlikte pek çok kez hastanede kaldı. Hiç üf demedi, hiç of demedi, hiç şikayet etmedi. Ama babasını hasta görmek onu o kadar acıtıyordu ki, o zamanlarda hayatında daha önce hiç mutsuz olmadığını anladı...



Bu mutsuzluğu bastırmak için babasıyla olmadığı her saniyeyi çalışarak geçirdi. Türkiye’nin efsane haber dergilerinden birinden teklif aldığından beri kendini daha iyi hissediyordu. Dergiden sonra Türkiye’nin en büyük ulusal gazetelerinden birinden aldığı teklifi değerlendirdi. Geç saatlere kadar çalışıyordu. Babasının önemli bir ameliyat için yurtdışına gideceğini öğrendiğinde de yine gazetedeydi. Evet, babası kanseri atlatmıştı ama tam olarak iyileşememişti. Kanser tedavisi sırasında bazı organları zarar görmüştü. Bu organların tedavisi için konuyla ilgi dünyanın en iyi doktoru bulundu. Babası ve abisi bu doktorun çalıştığı İsviçre’ye gitmek için hazırlandı. Kız onları havaalanına bırakırken babasının her zamankinden çok tedirgin olduğunu fark etti. Sanki adam yürüyerek bindiği uçaktan sedyeyle ineceğini hissetmişti.



Babası ameliyat sırasında yaşanan bir komplikasyon yüzünden ülkesine felç olmuş bir şekilde döndü. Eski bir sporcu olan, şen kahkahalarıyla tanınan ve hastalanana kadar haftada üç gün spor yapan babası artık göğsünden aşağısını hissedemiyor ve oynatamıyordu. Kız hızla yükselmekte olan kariyerini bıraktı ve babasıyla birlikte hastanede yaşamaya başladı. Hayatının aşkı olan o adamı, acı ve çaresizlik içinde görmek onu öldürüyordu. 1.93 m ve 110 kg olan adama tek başına bakmaya başladı. Her gün fizik tedavi hareketlerini yaptırıyor, yemeklerini hazırlıyor ve yediriyordu. Babası doktorlara küsüp, ilaçlarını içmemek için direndiği anlarda bile güler yüzlülüğünü kaybetmedi. Hayatının çok büyük bir kısmını oluşturan işini bırakmış, dışarıdaki hayattan ve arkadaşlarından kopmuştu. Sadece kanserli ve felçli hastaların tedavi gördüğü bir hastanede hastalığından dolayı çok sinirli olan babasına yardımcı olmaya çalışıyordu. Hareket yeteneğini kaybeden babasına moral vermek için hep gülümsüyordu. Hiç ağlamadı. En azından gözünden hiç yaş akmadı. Ama kalbi paramparçaydı. Mutsuz olmak, surat asmak, birkaç damla gözyaşı dökmek belki biraz da bağıra çağıra isyan etmek istiyordu. Ama yapmadı. Yapamazdı. Babasına moral lazımdı. Mutsuz olmaya hakkı yoktu. Mutsuz olmaması gerekiyordu. Mutsuz olmamak zordu ama mutsuz olmak daha da zordu. Çünkü mutsuz olursa babasının içinde kalan umut ve savaşma kırıntılarını yok edebilirdi ve bu ihtimalin sorumluluğunu kabul etmek zorların en zoruydu. O yüzden mutlu göründü. Mutlu görünmek daha kolaydı...



Şimdi bir daha soruyorum, mutlu olmak mı daha kolay mutsuz olmak mı?



alıntı
sabanur kıraç






istanbul ağlıyor sen ağlıyorsun hadi git git artık ne duruyorsun!!!!





deliye_divane
Aşkının Delisi


Turkey
1220 Cevap

sorunun cvbını veremem ama yazı beni mahvetti...
yazı için teşekkürler...


Kül Kedisi
Uzaklarda/Ötelerde


Yemen
24471 Cevap

Mutsuz olmak zor, mutlu görünmek zor...


Ahh hastane odaları...


OksiT
Aşk Gökyüzünde !*


Turkey
9543 Cevap

alıntı:

Mutsuz olmak zor, mutlu görünmek zor...


Ahh hastane odaları...



NiNdO
Bom'Bosch' :P


Iran
6305 Cevap

derya ablam demiş işte


Kül Kedisi
Uzaklarda/Ötelerde


Yemen
24471 Cevap

Yaw ben ağlarım hepiniz yerine, siz daha gençsiniz.


ZeZe
ZaMaN EsiRi


Turkey
2987 Cevap

Derya ablaaa asıl ben ağlarım hepimizin yerineee
Kül Kedisi
Uzaklarda/Ötelerde


Yemen
24471 Cevap

Noldu ki zezem sana?


Okudun mu sen yazıyı?


OksiT
Aşk Gökyüzünde !*


Turkey
9543 Cevap

alıntı:

Yaw ben ağlarım hepiniz yerine, siz daha gençsiniz.


Sende ağlama sen ağlarsanda ağlarız


ZeZe
ZaMaN EsiRi


Turkey
2987 Cevap

Oksitim
Külkedim yazıyı okudum , onun için ağlamıyorum ama size kıyamadım
Demişsin ya siz gençsiniz ben ağlarım diye
ondan yazdımdı ben ağlarım hepimiziiinn yerineee diye...
Kül Kedisi
Uzaklarda/Ötelerde


Yemen
24471 Cevap

Neyse, ağlamak bir yana kimsecikler mutluluk mu zor, mutsuz olmak mı muammalarında kalmasın...


Hepinizi kocaman mutluluklar. Hastalıklar uzak olsun hepimizden.


boncik
O Artık Nişanlı : )


Turkey
849 Cevap

amin...


__MaVi__
Forumun Mavisi


Turkey
3034 Cevap



Kendimi budum bu yazıda,
Deryam'ın dediği gibi ahh o hastane odaları,
Ahh o çaresizlik...
Allah kimseyi sağlığından etmesin..
ikiside öyle zor ki bazen zamana göre değişiyor


MaSuM
Bilge Kişilik


Turkey
6530 Cevap

Mutsuz olmak cok kolay bence... (benim icin demiyorum gördüklerime bakarak yaziyorum)
Mutlu olmak zor...


Ben kendime bakipta cevap verirsem..


Mutlu olmak kolay mutsuz olmakta kolay..
Ama mutsuzken mutlu görünmek zor...


turgut34
Deneyimli Üye


Turkey
2122 Cevap

mutlu olmak için özel çaba sarfetmye gerek yoktur kine misal:


bugün tv de güzel bi film var anaaaaa:)))))))))
bugün tatil:))))))))))))))))))
.................................


"küçük şeyleri dert etmeyin hepside küçük şeylerdir":))))))))))))))))
gece güneşi
Evli Mutlu :)


Jamaica
8348 Cevap

daha önce hiç düşünmemiştim
ama sanırım mutlu olmak daha da önemlisi mutsuzken mutlu olabilmek daha zormuş


Bu Konu ile ilgili 2 Sayfa:
       1  |  2      Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
 
 
 


Bölüm atla:

Reklam Verin / Hak ihlali Bildirimi  | Gizlilik Politikası

Sayfa Başına Git