Üyelik İşlemleri
 
 Tüm Bölümler
 Edebiyat
 Merhaba Tadında Eyvallah...
 
Yazan  
KuZeYLi_23
Hayatın ŞizofRengi

  


Dört sene içerisinde sana dair bir çok basılı materyalin yazarıyken ilk defa bu kadar heyecenlı ve ne yazacağından bi haber hissediyorum kendimi...
Harfler yine senin için yan yana dizilirken, anlamlandıramadığım hisler türüyor içimde, üstelik ilk mektubum hemde kendi el yazımla nakışlıyorum harflerimi
beyaz kağıt üzerine, bu defa sana dair yazılmış satırları soğuk, buzlu cam üzerinden, sanal ortam vasıtasıyla değil, gerçek zamanlı bir dünyadan okuyacaksın.
Harflerimdeki kıvrımlarımdan hisset ruh halimi, kelimelerimin üzerine dokun! biraz sen, biraz da ben kokuyor bu satırlar mektubumu eline aldığında, senden önce bu kağıt üzerinde
benim parmaklarımın dolaştığını unutma o yüzden sıkı tut sayfaları, ellerimi hisset, parmaklarını kenetle parmaklarıma...
Ve yine yalnızım...
Üstelik bu sefer daha da katmerli bir yalnızlık bu, aynı kente senden ayrı kalmak yalnızlığımı pek fazla hissettirmiyordu bana, fakat şimdi farklı coğrafyalara
sürgün edildi bedenim, öyle bir sürgün ki bu seninle aynı iklimi bile paylaşmıyorum. Ama olsun şikayetçi değilim bu durumdan hem hayat bu belli mi olur
bakarsın yine o aynı kentte seninle birlikte farklı mekanlarda aynı gün ışığıyla ışırız, farklı caddelerde ıslanırken bedenlerimiz, yalnızlıklarımız tekrar sevişmeye başlar
en üryan halleriyle...
Sürgün dönüşleri uğrak yeriydi kentimiz, tilkinin kürkçü dükkanıyla bağlantısı gibi. En son geçen ay yine bir sürgün dönüşü gelmiştim şehrine, seni görememiş, sana dokunamamış
olsamda yürüdüğün yolları arkandan adımlamak bile güzeldi. Alışveriş yaptığımız marketin önünden geçip Sultanmurat caddesindeki birlikte oturduğumuz binanın önüne gelip başımı yukarıya kaldırdım
3. katın pencerelerini süsleyen perdelerini seyrederken pencere aralığından duvarların renklerinin değiştirildiğini gördüm, derin bir of çekiş ardından bir sigara yakıp yürümeye devam ettim.
Birlikteyken zamanımızın büyük bir kısmını içerisinde geçirdiğimiz ev artık başkalarının yaşantısına meskenlik ediyor.
Oysa...
Oysa ne anılarımız vardı o evde...
Parkelerin arasına sızmış göz yaşlarımız, sevişmelerimizde duvarlara sinen ten kokumuz,ve birlikte yemek yaptığımız mutfak tezgahı...
O evde yaşadığımız herşeyin tek tanıklarıydı o duvarlar. Şimdi o duvarların renkleri değiştirilmiş, kendilerinden önce o evde yaşanılanları hiç düşünmeden bencilce anılarımızın üzerlerini kapatmışlar
en alengirli renklerle...
Ve yine terki diyar vakti, bu sefer rüzgarın yönü değişti rotamı nabzıma ekleyip Kuzeye doğru yol aldım. Yeni yüzler, yeni insanlar, eski aşklar...
Kentini sana bırakıp, kendimi kentinden sürgün ettim. Yeni yerim bir öncekine göre daha rahat, en azından geceleri yatağıma uzandığımda daha uzun süre ayık kalabiliyorum,
sol yanımda bana miras olarak bıraktığın boşluğa sarılıp, yokluğunla sevişebiliyorum, böyle gecelerde rüyalarıma da giriyorsun, sabah uyandığıma lanet ediyorum ama biliyorum ki bu sürgününde geri dönüş bileti kesilecek, yine o kente döneceğim, gezdiğin kaldırımlarda dolaşıp, gördüğüm yüzlerde sana aşık olacağım...
Adını ömrüme sol anahtarı yaptığım kadın!
Adına besteler yapıp, şiirler yazıyorum
Biliyorum! ben ne yazarsam yazayım
Sen bildiğini okuyacaksın!İşte bu yüzden merhaba tadında bir EyvALLAHtır sözlerim..
Text




Aşk yare bakıp,Yaratana sarılmak, zahirden geçip, batında kaybolmaktır..
   
 
 


Bölüm atla:

Hak ihlali Bildirimi / Gizlilik Politikası

Sayfa Başına Git