VazgectimSenden

Ana Sayfa

Resimler Yazılar Şiirler Hobby Astroloji Biyografi Atatürk Köşesi

Forum

Yemek Tarifleri

Avatar Arşivi

Emoji ifadeleri

İsim Anlamları

Testler

Yerli Şarkı Sözü

Yab. Şarkı Sözü

E-Kart Alışveriş Webmaster Hava Durumu Sanal Doktor Cins-i Latife Büyücülük Rüya Tabirleri
Aşk Doktoru Sanal Çiçek Çocuk Bölümü Bilgi Yarışması Meslek Rehberi Downloads Flashlar Resim Yükle
Üye Ol

>> Üye Girişi Yap


Alerjiler  ishal  Baş Dönmesi  Doğum  Kabakulak  Şeker Hastalığı  Hamilelik  Ayak Bileği  Kadın Hastalıkları

Romatizma  Baş Ağrıları  Karaciğer Kanseri  Çocuk Hastalığı  Göz Hastalıkları  Gebelik  Sarılık

Hıçkırık  Ağız ve Diş Bakımı  Kulak Burun Boğaz  Mantar  Damar Sertliği  Böbrek Taşı  Hakkında

 

Sedef Hastalığı  Uçuk  Rahim  ideal Kilo ve Beden Kitle İndeks Hesabı  Vücut Yağ Oranı  Aşı Takvimi

Baş ağrısı yorulmak bilmez!

            "Yollar ne kadar güzel olsa,
              Gece ne kadar serin olsa,
              Beden yorulur,
              Baş ağrısı yorulmaz."


      Çekmeyenimiz yok gibidir baş ağrısını. Orhan Veli'nin söylediği gibi; kendimizi ifade edebildiğimiz çocukluk yaşından, ifadesizliğe dayanmış ileri yaşlara kadar "beden yorulsa" da o her zaman vardır.
Hele bir de kronik (müzmin) ise yaşamı çekilmez kılar. Kimi zaman doktor, kimi zaman da dost tavsiyesi ile kullanılan ilaçlar ve denenmeye değer görülen alternatif yaklaşımlar... Hemen hepsi bir an önce huzur bularak, günlük yaşamın üretken dinamiği içinde saf tutmamızı hedefler. Ancak çoğu kez masum makyajlarla örtünseler de bedelleri yüksek riskler taşıdıkları tarafımca bilinmektedir.
Bu nedenle soruna gerçekçi çözümler üretmek için baş ağrıları üzerinde ciddiyetle durmak ve ağrıyı yaratan asıl sebebi ortaya çıkartmak gerekir.

      Kadına özel
   "Başım ağrımadan önce gözlerim buğulanıyor. O sırada çok idrara çıkıyorum ve ağzım kuruduğundan çok su içiyorum. Ardından başımın sağına veya soluna, ama hep bir tarafına çok şiddetli zonklayan bir ağrı giriyor."
Bir kısım migren hastasının (yüzde 15 kadarı) dile getirdiği ön sinyallerdir bunlar. Ardından başlayan migren kriziyle birlikte çoğu kez bulantı ve kusma da görülmektedir. Baş ağrısının karakteristik özelliği zonklayıcı nitelikte olmasıdır. Ses ve ışık rahatsız ettiğinden hasta yalnız ve karanlık bir ortamı tercih etmektedir.
"Ne zaman kötü bir koku duysam. Ne zaman çikolata yesem ya da alkol alsam baş ağrısı krizim tutuyor" türünden yakınmalar ise migreni tetikleyen etkenlere işaret etmektedir.

Havasız ortamlar
   Tetikleyici diğer etkenler sigara, kahve, adet görme, stres, kapalı ve havasız ortamlardır.
"Ağrı ensemden ve boynumdan gelip tepeme vuruyor. Adeta kafamda yük taşıyorum. Bunu hemen her gün yaşadığım için alıştım artık, işime devam ediyorum ancak sıkıntı verici bir durum..."
Migren gibi kadınlarda daha sık görülen ve "Gerilim Baş Ağrısı" olarak adlandırılan bu durumdan stres ve uykusuzluk sorumlu tutulmaktadır.
Karakteristik farkı zonklayıcı nitelikte olmayışıdır.

      Erkeğe özel
   "Dayanılmaz baş ağrım oluyor. O anda bir gözüm kızarıyor ve aşırı sulanıyor... Göz bebeğimin küçüldüğünü de fark ediyorum.. Yatağa gitmekten artık korkar oldum. Ne zaman uykuya dalsam bu kriz ile uyanıyorum."
Hemen tamamı erkek olan hastaların özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında periyodik olarak yaşadıkları bu durum "Küme Baş Ağrısı" olarak adlandırılır. Bu ağrıda da sigara ve alkolün tetikleyici rol aldıkları bilinmektedir.
Bu örneklemeler (Migren-Gerilim-Küme) en sık görülen baş ağrıları olup tıbbi literatürde "Primer Baş Ağrıları" olarak adlandırılmaktadır. Baş ağrılarının yüzde 90'ı bu türdendir. Primer ile elle tutulan ve gözle görülen bir hastalık durumunun olmadığı koşullar ifade edilir. Yani sebepsiz ağrılardır. Bir başka deyişle "Primer Baş Ağrıları"nda hiçbir görüntüleme ve laboratuvar bulgusu yoktur.
      Sürekli Baş Ağrısının Sebebi ve Çözümleri :

      Sebepli ağrılar
   Sebepli baş ağrıları ise "Sekonder Baş Ağrıları" olarak adlandırılır. Hepsinde altta yatan bir hastalık vardır. İşte bütün sorun bu hastalıkların geç kalmadan açığa çıkarılması ve tedavi edilmesidir.
"Burun kökümden başlayan ağrı alnıma hatta kulaklarıma kadar vuruyor. Hep aynı şiddette ve geçmiyor. Arada burnumdan koyu sarı akıntı geliyor."
"Sinüzit Baş Ağrısı" olarak adlandırdığımız bu durum sekonder baş ağrıları için tipik bir örnektir.
Eliyle işaret ederek: "Işte tam ensemde ağrı... Elini koyda bak! Başımı sağa sola çevirmeye çalıştığımda şiddetleniyor."
Artroz (kireçlenme) diye tanımladığımız baş ağrılarında sık dile getirilen yakınmalar bu türdendir. Hiçbir sebep olmaksızın birdenbire başlayan ve giderek şiddetlenen bir baş ağrısında hele bilinç bulanıklığı ve dengesizlik gibi durumlar ortaya çıkmışsa durum ciddidir. Bir beyin kanaması ya da anevrizma riskine karşı en kısa sürede bir acil bakım birimine başvurmak gerekir.
Yine günlerce geçmeyen ve giderek şiddetlenen bir baş agrisinda olasi bir beyin tümörüne karşi doktorunuzun önerecegi görüntüleme yöntemlerini kullanarak erken tani süreci başlatilmalidir.

      Nasıl tanı konur?
   Uluslararası baş ağrıları derneği tarafından tam 165 çeşit baş ağrısı tanımlanmıştır. Bunlardan 100'e yakını sekonder baş ağrıları dediğimiz gruba aittir.
   Öncelikle tam ve sistemik bir muayeneden geçerek primer ve sekonder ayrımı yapılır.
   Uygun görüntüleme tetkikleri (röntgen, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans) ve laboratuvar analizleri yapılır. Oluşan koşullarda Nöroloji, Çene Cerrahi ve KBB(Kulak Burun Bogaz) uzmanlarınca işbirliği sağlanır.

      Baş ağrısı nedenleri (sekonder)
Kafa içinde yer kaplayan oluşumlar: Tümör-Anevrizma-Kist-Beyin kanaması.
Kafa travmaları (yeni veya eski) Temporal arter adı verilen şakak bölgemizdeki damarın iltihabi durumu: Daha çok ileri yaşlarda ve kadınlarda görülüp tedavi edilmezse körlüğe neden olabilir.
Duyarlı olduğumuz ya da olmadığımız herhangi bir ilacın etkisi ile.
Sürekli aldığımız bir ilacın kesilmesi sonucu kafa sinirlerinden kaynaklanan durumlar (nevralji)
Virüs enfeksiyonları sonrası kafa sinirlerinin tutulması.
Sistem hastalıkları: Hipertansiyon, anemi(kansızlık), böbrek yetmezliği, menenjit, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar.
Kafatası, sinüsler, burun, ağız, boğaz, diş, çene, kulak, boyun bölgesine ait hastalıklar.
Beyin ve damar hastalıkları.
Parkinson hastalığı.
Alkol ve nikotin.
Kahve ve hazır gıdalarda kullanılan nitratlar.

      Baş ağrısını tetikleyenler
Aşırı uyku
Uykusuzluk
Açlık ve susuzluk
Alerji
İklim ve çevre değişikliği, seyahatler
Aşırı yorgunluk
Sigara ve alkol
Ağır parfümler
Gürültü kirliliği
Çikolata,kırmızı şarap
Portakal, limon

     Ne yapmalıyız?
Asla gelişigüzel ilaç kullanmamalıyız.
Kesin tanı aldıktan sonra doktorumuzun önerdiği ilaçları usulüne uygun olarak almalıyız.
Tetikleyici nedenlerden uzak durmalıyız.
Günlük yaşantımızda ruh ve beden sağlığımızı zinde tutacak pozitif davranış modelleri geliştirmeliyiz.
Düzenli bir spor ve uyku gibi...

 
 


Reklam Verin | Reklam Alın | Gizlilik Politikası | Hak ihlali Bildirimi | Site Kuralları

     Sayfa Başına Git