|
|
|
|
|
|||||||||
|
|
||||||||||
|
|
|
|||||||||
|
|
||||||||||
|
|
|
|||||||||
|
|||
| Şifremi hatırla > Şifremi Unuttum? | |||
|
|
Milliyet / Gazete Pazar
<=Geri 02 Nisan 2000
Berrin Karakaş 'Anlat bakalım' deselerdi... İyi terapiler! Cem Yılmaz terapist olsaydı, nasıl olurdu? Daha çok mu delirirdik, yoksa huzurdan nur mu inerdi yüzümüze?
Dr. Cem
Yılmaz
HAYATIM FİLM Cem Yılmaz, "İlkokuldan beri. 5 bin senedir bir sinema filminin afişinde ismimi görmek istedim" diyor: "Çocukluğumdan bu yana kamera bulduğumda önüne geçerim." Ve Sürdürüyor: "Turizm okurken de turizm hedefim yoktu. Film çekerek belki turizme katkım olabilir. Filmimi Avrupa'da izleyen birisi 'şu adamın ülkesine bir gideyim' der falan!" CEM YILMAZ ŞARKICI OLUYOR Stand-up'ın ünlü ismi Cem Yılmaz, kendisine gelen kaset tekliflerini değerlendirmeye karar verdi. 'Grup Vitamin' gibi komik şarkılar söyleyeceği bir kaset çıkarması için üç şirketten teklif alan Yılmaz, "Hepsi birbirinden cazip. İyi para önerdiler, birini seçeceğim" dedi. Şarkı sözlerini kendisi yazacak olan şovmen, önümüzdeki yıl kaseti piyasaya çıkaracak. Cem Yılmaz, "Yıllardır ekrandan gelen teklifleri reddettim. Ama kaset işi aklıma yattı" diyor. Deli misin, Hayatım Film Cem Yılmaz ile konuşmak öyle sanıldığı kadar kolay değilmiş. İlk randevu günü "ağaç olunca" anladık bunu. Birkaç gün sonra gazetemize gelince "mazeretini kabul ettik. "Ben çok düzenli yaşayamayan bir insanım. Ne olur sizi beklettiğim için kusura bakmayın" dedi. Bunu söylerken en şirin halini takındığı için fazla bir şey söyleyemiyor insan. Filmde bütün hayali bar açmak isteyen Cem Yılmaz'la bir barda görüştük… Her Şey Çok Güzel Olacaktı… Oldu mu sence? "Gösteri çok heyecanlı bir şey.2.5 saat durmaksızın anlatıyorum reaksiyonu alıyorsunuz hemen. Filmde ise yaptığınız işin reaksiyonunu birkaç ay sonra alabiliyorsunuz. Bu kadar gecikmeye açık bir insan değilim. Seyircinin reaksiyonunu öğrenmek için gizlice sinema salonuna gittim. Sinemayı bilen insanlar da hoş şeyler söylüyorlar. Filmin öyküsünü yazarken senaryoyu hazırlarken daha önce karikatür yapmanın çok faydası oldu. Filmdeki tipler karikatürize tipler. Çevremdeki insanlardan, ağabeyimden, babamdan arkadaşlarımdan gözlemlediğim şeyleri de yazdım." Yaptığım film izlenmez, beğenilmez kaygısı taşıdın mı? "Taşımaz olur musun. Korktum tabii. İnsanların mutlu ayrılmasını istiyordum, iyi bir gişe hasılatı. Bunlar zaten işin ölçütleri. Popüler olmanın elbette bir katkısı oldu. Ben 3.5 senedir tek bir gün boş koltuğa gösteri yapmadım. Ama buna dayanarak sallama bir işde yapmadım. Filmin starı muamelesi görmek hoşuma gidebilir, egomu okşar. Ama benim güvendiğim bu işe emek vermiş olmamdı. Böyle yola çıktım." Hani küçüklükten beri hayalimdir denir ya. Senin de film yapmak gibi bir düşünce oldu mu kafanda? "Deli misin, hayatım bununla geçti. İlkokuldan beri. 5 bin senedir bir sinema filminin afişinde ismimi görmek istedim. Çocukluğumdan bu yana kamera bulduğumda önüne geçerim. Sünnet düğünlerinde kameranın önüne geçerdim. Düğünlerde piyanistlerin arkasında onların çalmasını izleyerek sahneye çıkardım. Bunun için çok emek verdim. Rastlantı değil hiçbiri. Yaratıcı imgeleme diyorum buna. Turizm okurken de turizm hedefim yoktu. Film çekerek belki turizme katkım olabilir. Filmimi Avrupa'da izleyen birisi şu adamın ülkesine bir gideyim'der falan!" Stand up fırtınası seninle mi başladı? "Şimdi benimle benzer iş yapan insanlar var. Ama kimseye benzer bir iş yaptığımı söyleyemem. Basiretsiz taklitçi insanlarla adımın anılmasını istemiyorum. Bulunduğum noktayı bir mertebe sayıp değerlendirecek durumda değilim. Benim yaptığımı 40 sene evvel yapan insanlar vardı. Ancak bundan üç sene evvel bu işe başladığımda bu iş 10 senedir yapılmıyordu. Benim şansım bu oldu. Her katıldığın programda senden komik bir şeyler yapman bekleniyor. Sıkılıyor musun? "Hayır ben insanları güldürmekten zevk alıyorum. Hayat elbette ki lay lomdan ibaret değil. Ama ben bu yönünü seviyorum. İnsanları güldürmek kolay değil. "Güldürürken düşündürmek" lafından nefret ediyorum. Gülmek gaz çıkarmak gibi bir refleks değil ki. Güldürmek ciddi bir iş." Çok para kazandın bu işten. İnsanın başını döndürmüyor mu? "Ben zaten çok fakir bir insan değildim. Nedense böyle aktarıldı. Bu klişeyi sevmedim halde. Otomobili seviyorum gerçekten. Ama ben lisede okurken de okula otomobille giderdim. Para sıkıntım oldu. Ama bu babamdan para almak istemediğim için oldu. Liseden bu yana çalışıp kazandım. Fütursuzca harcadığım tek para otomobil için. Benim üç tane otomobilim var. Biri porche. Film çekimleri sırasında kullandık. Kaza atlattı. Tamir edilmez bir şekilde parçalandı. Biri 79 model Anadol yeni aldım. Onu da kullanıyorum. Büyük bir keyif alıyorum. Bu bir gönül zenginliği." Bugün, dört yıl yapamadığın şeyleri yapıyorsun. Türkiye'nin en güzel kızları ile birlikte olabiliyorsun. Önemsiz mi bu? "Elbette önemli. Demet Şener güzel bir kadın. Çok zevkli bir şey onunla birlikte olmak. Zaten onun önemli olduğunu hissedersen tadına varırsın. Şener'e gerçekten sahte yüzük mü hediye ettin? "Kesinlikle öyle bir şey yok. En ucuz yüzük bile hediye etmedim. Kadınları, onlara yüzük alıp tavlayan bir insan değilim ki. Çok yakışıklı da değilim. Öyle oturup göz kırpayım falan." Neden uzun sürmüyor ilişkilerin?
"Valla boy farkından … Sema Şimşek'le 25 santim , Demet Şener'le 10 santim
boy fark vardı aramda, anlaşamadık (!) Sanıyorum yalnız yaşaması gereken
bir insanım. Benim yaşam tarzımda birliktelik kolay kaldırılacak bir şey
değil." |
|
|
|
|
||
![]() |
![]() |