|
OĞULLAR BABALARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜR ?
6 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
10 YAŞINDA :Babam çok şey biliyor.
15 YAŞINDA :Ben de babam kadar biliyorum.
20 YAŞINDA :Babamın da pek fazla birşey bildiği
söylenemez.
30 YAŞINDA :Bir kere de babamın fikrini sorsam
fena olmayacak.
40 YAŞINDA :Ne de olsa babam bazı şeyleri
biliyor.
50 YAŞINDA :Babam herşeyi biliyor.
60 YAŞINDA :Ahh ! Keşke babam hayatta olsaydı da
kendisine danışabilseydim...
BABALAR KIZLARI , KIZLAR BABALARI HAKKINDA NE
DÜŞÜNÜR ?
0 yaşında
Baba : Ne kadar da güzel. Şimdi bu küçücük şey
benim kızım mı? Gözleri de bana ne kadar çok
benziyor.
Kızı : Bu gözlerini benden hiç ayırmayan adam
babam olsa gerek.
5 yaşında
Baba : Prensesim benim, güzel kızım. Söyle
bakalım baban sana ne alsın?
Kızı : En çok babamı seviyorum.Babam, niye
annemle uyuyor?Hep benimle uyusun, başkasını
sevmesin.
10 yaşında
Baba : Gittikçe yaramaz oluyor, kime çekti bu
kız?
Kızı : Ben babama aşığım. Büyüyünce babam gibi
erkekle evleneceğim.Babam bu ay harçlığımı
arttırır mı?
15 yaşında
Baba : Ne kadar da çabuk büyüdü. Eve de gittikçe
geç kalmaya başladı, bu gidişle başına kötü bir
şey gelecek. Sanırım daha sert konuşmalıyım.
Kızı : Babam yüzünden arkadaşlarımla istediğim
kadar vakit geçiremiyorum. Bana baskı
uygulamasından nefret ediyorum. Ne zaman özgür
olacağım?
20 yaşında
Baba : Artık sözümü dinlemiyor. Benden giderek
uzaklaşıyor. Kendi parasını da kazanmaya başladı
ya, bana ihtiyacı kalmadı tabii. Uzun zamandır
tatlı bir-iki laf geçmedi aramızda zaten. Evi de
sürekli erkekler arıyor. Galiba kızım elden
gidiyor.
Kızı : Her dediğime alınıyor, beni bir türlü
anlamıyor.Hele geçen gün giydiğim mini eteğe
karışmasına ne demeli? Evden ayrılıp, kendi
hayatımı kurmalıyım. Çocuk muamelesi görmekten
bıktım artık!
25 yaşında
Baba : Bir gün bunun olacağını biliyordum. İşte
evleniyor. Zaten aramız eskisi gibi
değildi.Şimdi bir de kocası var. Prensesim beni
terkediyor.
Kızı : Böyle bir günde bile o mutsuz ifadeyi
takınmasının ne lüzumu var ki? Biliyorum, onu
bir türlü içine sindiremedi. Bu yüzden
yapıyor.Kendi hayalindeki damat değil ya!Sanki
birlikte yaşayacak olan o.
30 yaşında
Baba : Çok az görüşüyoruz. Daha sık biraraya
gelsek ne iyi olur. Hem torunlarımı da
özlüyorum. Kendi arkadaş çevrelerinden fırsat
bulup da bize gelemiyorlar ki...
Kızı : Babamları da çok ihmal ediyorum
galiba.Yine telefonda çok üzgün geldi sesi.Haftasonu
onlara süpriz yapmak en iyisi.
40 yaşında
Baba : Kızım, benim entellektüel düzeyimi
yeterli bulmuyor. Ona göre çağın gerisinde
düşünüyormuşum. Oysa küçükken derslerine hep ben
yardım ederdim. Anlayamadığı bütün problemleri
bana sorardı.Şimdi beni beğenmiyor. Bir daha
onunla asla politik tartışmalara girmeyeceğim.
Kızı : Babam giderek daha da çocuk gibi
davranıyor.Sürekli bir şeylerden yakınıyor.
Gerçi son zamanlarda sağlığı da iyi değil ama.Ya
ona bir şey olursa? Zaten hiçbir zaman dilediği
gibi bir evlat da olamadım.
45 yaşında
Baba : Kızımın mutlu bir yuvası olması ne
güzel.Gözüm arkada gitmeyeceğim. Her şeyi kendi
başardı. Onunla gurur duyuyorum.
Kızı : Babam için çok endişeleniyorum. Onu
kaybetmeye hazır değilim. İlaçlarını da hep
ihmal ediyor zaten. Allah'ım onu benden alma!
50 yaşında
Baba : Dünyada mutlu kal kızım !
Kızı : Seni çok özleyeceğim ve arayacağım
babacığım.Şimdi ben kime danışacağım, kim yardım
edecek bana? Ne olur gittiğin yerde çok mutlu
ol.Ve hep yanımda olduğunu hissettir, ne bileyim
ben,arada sırada işaretler yolla mesela. Ah
babacığım! Sensiz nasıl yaşayacağım?
55 yaşında
Kadın : Sen gideli, seni daha iyi anlıyorum
babacığım.Keşke seni hiç üzmeseydim demeyeceğim,
çünkü "keşke"lerin hiçbir şeyi
değiştiremeyeceğini biliyorum.Yine de beni
duyuyorsan, lütfen seni üzdüğüm her gün için çok
ama çok pişman olduğumu bil olur mu?
ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI MI DÜŞÜNÜYORSUNUZ ? BİRKEZ
DAHA DÜŞÜNÜN :
- Süpermarkete gidin. Hiçbir şey satın almadan
kasaya yönelin ve cebinizdeki bütün parayı
kasiyere verin. Daha sonra da yandaki eczaneye
gidin kredi kartı ile ilaçlar alın. Akşam saat
17:00 ile 22.00 arasında elinizde yaklaşık 4 kg.
ağırlık taşıyarak sürekli ev içinde volta atın.
Saat 22.00’de ağırlığı yatağa bırakın. Saati
24.00’e kurun ve yatın uyuyun. Saat tam 24.00’de
kalkın.4 kg. ağırlığı tekrar elinize alın ve
saat 01.00’e kadar evin içinde dolaşın. Ağırlığı
tekrar yatağa koyun. Saatin alarmını 03.00’e
kurun. Yatın. Uyuyamayacağınız için tekrar
kalkın; bu kez elinizde ağırlık olmadan evin
içinde dolanıp durun. Koltukta kendinizden
geçin.03.00’te çalan alarm ile fırlayın, 15
dakikalık uykunun sersemliği ile yatağa yönelin,
ağırlığı elinize alın. Saat 04.00’e kadar
elinizde ağırlık varken karanlıkta dolanın ve bu
arada yüksek sesle çocuk şarkıları, ninniler
söyleyin. Kendinizden geçerek bir süre daha
uyuyun. Böylece toplam uyku miktarınızı 45
dakikaya yükseltin. Kahvaltıyı hazırlayın.
Güleryüzlü olun ve bunları 3 yıl boyunca her
gece tekrarlayın.
- Eve canlı bir ahtapot getirin...5 yıl boyunca
düzenli bir biçimde her sabah onu giydirmeye
çalışın.
- Bir kavun alın. Kavunun üstünde bir delik
açın. Kavunu uzunca bir iple tavana asıp,
sallayın. Kavun sağdan sola sallanırken, bir
kaşık sıcak su alın,sallanan kavunda daha önce
açmış olduğunuz deliğe,yere dökmeden sokmağa
çalışın.
- Ağzınızdan çıkan her cümleyi en az beş kez
daha tekrarlayarak konuşmaya alışın. Bunu bir
yaşam biçimi haline getirin.
- Dışarıya çıkmak için giyinin. Banyonun kapısı
önünde tam tamına yarım saat bekleyin. Aşağıya
inin. Kapının önünde beş dakika bekleyin. Sonra
tekrar eve dönün.Tekrar dışarıya çıkın. Evin
önündeki yolda yürümeye başlayın, çok ama çok
yavaş yürüyün. Yürürken de yerde gördüğünüz her
sigara izmaritini, cikleti, kirli
kağıdı,mendili, karıncayı dikkatle ve uzun uzun
seyredin. Aniden “yeter artık senden çektiğim”
diye avazınız çıktığı kadar bağırın. Eve geri
dönün. Her gün böyle yürüyüşler yapın.
- Süpermarkete gidin.Yanınıza da orta büyüklükte
bir keçi alın:Süpermarkete girince keçiyi
serbest bırakın.Daha sonra da keçinin içerde
kırıp, tahrip ettiği her şeyin parasını sorgusuz
sualsiz ödeyin.
- Evdeki koltuklara tereyağı bulayın. Perdelere
de reçel bulaştırın.
- Mutfakta pişmekte olan bir adet balığı çalın
ve onu misafir odasında bir yere saklayın.
Balığın odada 5 ay kimse tarafından bulunmadan
kalmasını sağlayın.
- Evdeki yeni sulanmış çiçeklere elinizi sokun
ve aldığınız çamurlar ile temiz duvarlar
üzerinde figürler yaratın.
Nasılmış, çocuklu yaşamak...
EVLİLİK HAKKINDA
- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla
yemeğe gitmeye benzer.İstediğin yemeği sipariş
edersin sonra yanındakinin istediği yemeği görüp
"Keşke onu isteseydim" dersin.
- Bir davette bir hanım arkadaşına
sorar:"Alyansını yanlış parmağına takmıyor
musun? Diğer hanım cevap verir:"Evet yanlış
adamla evliyim de ondan"
- Bir adam evlenene kadar eksik sayılır,
evlenince tam bitmiş olur.
- Bir genç babasına sorar:"Baba evlenmek kaça
malolur? Baba cevap verir: "Bilmiyorum oğlum,ben
hala ödüyorum."
- Adam anlatıyormuş:"Evlenene kadar mutluluğun
ne olduğunu bilmezdi, sonra da geç oldu."
- Yeni evlenmiş bir adam mutlu ise nedenini
hemen anlarız.On yıllık bir adam mutlu ise
nedenini merak ederiz.
- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın
dinler,ikinci yılında kadın konuşur adam dinler,
üçüncü yılında her ikisi de konuşur,komşular
dinler.
- Bir kavgadan sonra kadın kocasına
bağırır:"Seninle evlendigimde tam bir
aptalmışım." Adam cevap verir: "Evet çok aşıktım
farkedemedim."
- Bir adam gazeteye ilan vermiş: "Eş arıyorum."
Ertesi gün yüzlerce mektup almış:"Benimkini
alabilirsin."
- Bir adam karısına arabasının kapısını
açıyorsa, emin olabilirsiniz: "Ya arabası
yenidir,ya da karısı!
ZAMANLA ÖĞRENDİKLERİMİZ
YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni
ne kadar korkuttuğunu öğrendim.
YAŞ 7
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan
geleceğini öğrendim
YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir
süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
YAŞ 13
Annemle babamın elele tutuşmalarının ve
öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini
öğrendim.
YAŞ 15
Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla
ısıttığını öğrendim.
YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap
ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim
YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer
olduğunu öğrendim.
YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona
ödünç para vermek olduğunu öğrendim.
YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne
düşündükleri değil, benim kendi hakkımda
nedüşündüğüm olduğunu öğrendim.
YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma
kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi
öğrendim.
YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını
büyük oranda belirlediğini öğrendim.
YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz
mutluluk duyduğunu öğrendim..
YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin
gönlünü alabileceğimi öğrendim.
YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya
çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü
öğrendim.
YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde
öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.
YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde
davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise
kalbimle almam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 64
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime
bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi
öğrendim.
YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan
daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına
başağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 90
Kiminle evleneceğim kararının hayatta verilen en
önemli karar olduğunu öğrendim.
YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şey olduğunu
öğrendim.
''İYİKİ KADINIZ'' DEDİRTEN NEDENLER
- Arabamızın yolda patlayan lastiğini
değiştirmeyi bilmesek de olur...
- "Ya kalkmazsa?" derdi yok...
- Erkekleri etkilemek çok kolaydır...
- Pantolon giymek bizim için fizyolojik olarak
en az etek kadar rahattır...
- Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü
ile doğru orantılı olarak değişmiyor...
- "Damsız Girilmez" bize bir şey ifade
etmiyor...
- İstediğimiz her yerde ve her koşulda
ağlayabiliriz...
- Kas gücü gerektirecek işleri zevkle yapacak
birileri her zaman vardır...
- Düğme, sökük vs. dikmek özel bir beceri
gerektirmiyor...
- Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve
çocuklar!
- Aşık oluyoruz... korkmadan...
- Biraz göbek sevimli mi durur? .. hadi ordan!!
Asla diş görünüsümüzle ilgili yalan telkinlerle
kendimizi kandırmaya çalışmayız.. Rejim
gerekiyorsa rejim...
- Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi
değistirmek zorunda değiliz...
- Sünnet olmayız...
- Meslek grubunda "ev kadını" diye kebap bir
seçenek var...
- Birinden hoşlansak da "ilk adım atma
kabusu"ndan muafız...
- Evet, gelinlik 200.- $, smokin ise 100.-$.. ve
her ikisini de sevgili damat ödüyor...
- "3 dubleden sonra sarhoş olurum" diyebiliriz
rahatlıkla...
- "Çirkin" kadın yoktur...
- 50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para
ödemek zorunda değiliz...
- Kısa boy mu?Topuklu ayakkabılar ne güne
duruyor ki?
- "Hadi amcalara göster.."şeklinde rezil bir
çocukluk anımız da hiç olmayacak...
- Horlamıyoruz....
- Sigaramızı yakacak birileri hep vardır...
- Tükürmeyiz...
- Harika alyansımız asla kılların arasında
kaybolmaz...
- Ayaklarımız kokmuyor...
- "Erkek sözü" gibi ikna etmeye yönelik sıfatlar
yaratmadık hiç...Yoksa verilen sözlerin
tutulmaması gibi bir sorun mu var?
- "Anneme gidiyorum" diyerek kapıyı çarpmak bize
yakışan bir ayrıcalık...
- Çığlık atabiliyoruz... sevinince, üzülünce,
korkunca...
- Askere gitmiyoruz...
-Sünnet olmuyoruz...
- Annelik duygusu... apayrıdır...
- Mücevherler bizim...
- Belli dönemlerimizde, cinayet bile işlesek
hafifletici neden kabul edilir...
- "Boşanmak istersek" tek celsede boşanırız...
- "Boşanmak istemezsek" zengin bir dul oluruz...
- Trafik polisinin alkol vs. çevirmelerinden
muafız...
- Kel olmuyoruz...
- Toplu taşıma araçlarında nadiren ayakta
kalırız...
- Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın
vardır...
KADIN-ERKEK DENKLEMLERİ
Zeki Erkek + Zeki Kadın = Romantizm
Zeki Erkek + Aptal Kadın = Gebelik
Salak Erkek + Zeki Kadın = Sorun
Salak Erkek + Salak Kadın = Evlilik
© 1999 VazgectimSenden All Rights Reserved.
|