VazgectimSenden

Ana Sayfa

Resimler Yazılar Şiirler Hobby Astroloji Biyografi Atatürk Köşesi

Forum

Yemek Tarifleri

Avatar Arşivi

Emoji ifadeleri

İsim Anlamları

Testler

Yerli Şarkı Sözü

Yab. Şarkı Sözü

E-Kart Rüya Tabirleri Webmaster Hava Durumu Sanal Doktor Cins-i Latife Büyücülük Resim Yükle
Aşk Doktoru Sanal Çiçek Çocuk Bölümü Bilgi Yarışması Meslek Rehberi Downloads Flashlar
Üye Ol Aktif Konular Üyeler Arama

>> Üye Girişi Yap

 
 Tüm Bölümler
 Aşk
 Kadınlar Susarak Gider
 
Yazan  
SeCciL
Ne Büyük Aşksın Sen


Greece
28736 Cevap

  


Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için.

Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez.

Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der.

Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.

Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar.

Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar.

Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır.

Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma!
Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır.

Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının.

Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur.

Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

Kadın susarak gider!

En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir.

O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir.

Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir.

Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir.

Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir.

Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider.

Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır.

Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

Cemal Süreya



Bazen,peki...dersin
İnandığın için değil yorulduğun için...
excaptain
Forumun Voleybolcusu :)


Turkey
1542 Cevap

Çok severim çok anlamlıdır. Teşekkür ederimm. Emeğine sağlık!

Arı abi
Kendi halinde Admin


Bermuda
12107 Cevap

alıntı:

..
Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, ...

Bunu okuyan da tüm erkekleri gezi parkı platformu gibi zanneder :P

SeCciL
Ne Büyük Aşksın Sen


Greece
28736 Cevap

alıntı:

alıntı:

..
Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, ...

Bunu okuyan da tüm erkekleri gezi parkı platformu gibi zanneder :P




Zaten Can'a yemek olsun yeter tuzuna neyin bakmaz direkt yeme olayına girişir

MüGe
Çapulcu !


Turkey
7157 Cevap

alıntı:

alıntı:

..
Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, ...

Bunu okuyan da tüm erkekleri gezi parkı platformu gibi zanneder :P



Ben daha ziyade "kadın kısmının sustuğu nerde görülmüş allasen " cevabını beklerdim senden :)

Arı abi
Kendi halinde Admin


Bermuda
12107 Cevap

alıntı:

Ben daha ziyade "kadın kısmının sustuğu nerde görülmüş allasen " cevabını beklerdim senden :)


Değil mi değil mi :))

Aklıma gelmedi de değil hani ama güncel ve politik bir şeyler yazayım dedim :P

MüGe
Çapulcu !


Turkey
7157 Cevap

Hahaha çok iyi analiz etmişim seni demekki :))

Arı abi
Kendi halinde Admin


Bermuda
12107 Cevap

Evet

Boshwer
ÇaPuLcU AyyaŞ


Saint Helena
15613 Cevap

Salaktır, hiçbir şekilde emeği yoktur ilişkisinde.
Birinin erkeği olmak düşüncesi anlıktır, en fazla geceliktir. Yüreği nasırlı, beyni uyuşuk, ruhu ise zaten yoktur. Başka başka kadınlara aittir her zaman.

Bir kadın gibi "Olur böyle şeyler", "sanırım işlerin çok yoğundu aklına gelmedi", "Çok yoruluyorsun bu günlerde, biraz kendimize zaman ayıralım" demez tam tersi, "çocukları uyut ve git bir kahve yap" deyip yayılırlar koltuğa.

Kadınlar bunu bile sorun etmezler. Konuşulmalıdır, ama ertelenmesi de önemli değildir aslında. Maç bitimini de beklerler, güzel ve romantik bir masa da hazırlar yine beklerler, onca lüzumsuz şeyin ardından konuşulacağına ve her şeyin çözüleceğine inançları tamdır.

Erkekler hercaidir, hayata tutunamadıkları gibi, aşklarına da sahip çıkmazlar.,

Bu yüzdendir, konuşmama, derdini anlatmama tercihi, karşı tarafı bezdirinceye kadar umursamazlar.

Sonunda, bunca naiflik ardından adam arkasına yaslanır ve ışığı gören kadın tüm derdini anlatır.

Genellikle ne cevap verir? Salak saçma bir konuşma! Üstünde durulmayacak birkaç cümledir adam için.

Adam bilmez ki bunlar bir gün ok gibi kendisine dönecek. Rahattır içi, göbeğini kaşıyarak uykuya dalar.

Bir erkeğe bir şeylerden şikayet ediliyorsa, ya sakin ve uzunca bir dert anlatılıyorsa erkeğe, karşısındaki kişi aslandır, "en yakın zamanda!" çözecektir ve her şey yolundadır erkek için.
Daha da önemlisi bu durumda erkek tapılası biridir, sorun yoktur, her şey yolundadır.
[b]Erkek, bağrınarak izler kadının gidişini!

Bu önemli durumu bile çok basit görür erkek.

O güne kadar susan, tartışmaktan kaçınan, kavgadan uzak duran erkek delleniverir birden.[]

Sevgisinin yara aldığını gördüğünde, kaybettiklerinin farkına varmış demektir.

Bedeni farklı yerde olsa da, geri dönüş biletlerini almış, yüreğinde toplu duran bavulları tekrar asacak dolaplar aramaya başlamıştır.
Kadın gerçekten gitmişse, erkek kapılara yumruklar vurmuş, bağrışları herkes tarafından duyulmuş, her yer intikam nidaları ile çınlamıştır.

Her akşam kapıyı açan kadını arar gözleri ama bir kapının sevdiği kadın tarafından açılması ile, anahtarı tarafından açıp içeri girilmesi arasındaki farkı o zaman anlar erkek.

Yatağı ıssızdır, televizyonu ise kapalı. Mutfaktansa o sevgi kokan yemek kokuları gelmemektedir artık.

Kadın asilce ve sessizce gitmiştir. Erkeği ise eşekler kovalasındır. Hatta kovalamaya gerek kalmaksızın yakalasındır.

Boshwer’dim çünkü hepsi HepaynI MaSaLdı zaten.

Arı abi
Kendi halinde Admin


Bermuda
12107 Cevap

Yaşam Koçu ve Evlilik Danışmanı Yeşim Varol Şen'den, terk etmeye karar veren kadınların karar alma süreçleri ve psikolojileri...

Kadınlar hep daha romantik
Sevdiği adamla bir ömür boyu mutlu yaşayacağı inancıyla evlilik imzası atan kadınlar, hep daha anaç. Mutsuz da olsa çocuklarını babalarından uzaklaştırmamak için devam eder, katlanır.

Kadınlar hep daha sabırlı
Bir gün erkeğinin değişeceği, evliliğinin düzelebileceği ümidiyle yol almaya devam eder, kendi ümitlerini kendi besler.

Kadınlar hep daha güçlü
Derdini anlatmaya çalışır, yardım almayı teklif eder, elinden gelenin fazlasını yapar. Ama sonunda kadınlar da bazen yorulur, pes eder ve gider.

Terk etmeye karar veren kadının psikolojisi
Terk etmeye karar veren kadın, erkeğinin yaptığı hataları saymaya başladığı zaman uzun listeler çıkar ortaya.

"Benimle konuşmuyor, sanki konuşacak hiçbir şeyimiz kalmadı."

"Benimle vakit geçirmek istemiyor, arkadaşlarını benimle olmaya tercih ediyor."

"Ailesine karşı beni korumuyor, ezilmeme müsaade ediyor."

"Benim yaptığım harcamalara çok müdahale ediyor. Sanki ben boş yere para israf eden müsrif bir kadınım."

"Çocuklarının babası değil sponsoru sanki. Parayı verip kaçıyor" vs...

Listeyi özetlediğiniz zaman genelde tek bir şikayette bütün maddeler toplanıyor: "İlgisizlik"

Şen, kadının psikolojisini şu sözlerle yorumluyor: "Kadın severek evlendiği, birlikte her şeyi paylaştığı erkeğin zaman içinde ilk günlerin paylaşımlarından uzaklaşmasını anlayamıyor, tükenmeye başlıyor. Evliliğin ilk günlerinde her dakikasını yanında geçirmek için deli olan adamın, sonraları sürekli arkadaşlarıyla birlikte olmasını, başlarda günde üç kere sadece sesini duymak için ararken, ilişki eskidikçe aramak bir tarafa, kadın aradığında işteyken aranmasına homurdanmasını, hep sevginin bitmiş olmasına yoruyor.

Evlilik öncesi kadınını herkesten koruyan, kollayan erkeğinin anne ve babasının yanında kuzuya dönmesini, karısı üzülüp gözyaşı dökerken karşı tarafta olmasını iyi bir gidişe yoramıyor doğal olarak. Zamanla azalan sevgi sözcükleri, birlikte geçirilen zamanların azalması, yardım etmemesi kadında hep sevgiye, ilgiye açlık olarak birikiyor.

Bu hislere rağmen kadınlar çoğu zaman sabrediyor, azimle eski günlere dönmek için çabalıyor. Hele bir de çocuğu varsa, gerek çocuğuna ayrılık acısını yaşatmamak için gerek tek başına geçim ve çocuk yükünü kaldırmayı göze alamayacağı için katlanıyor, kocasından gelecek ilgi için bekliyor, direniyor.

Sabrediyor, sabrediyor... Ta ki, eşi bardağın taşmasına sebep olacak yeni bir hata yapana kadar. Bardağı taşıran bazen ihanet gibi, şiddet ya da yalan gibi büyük bir hata oluyor. Bazen de küçücük bir hata birikmiş tüm tepkileri ortaya çıkarıyor. Nihayetinde bardağı taşırmaya tek damla yetiyor.

İşte o zaman kadın içindeki bütün sevgiyi derleyip kenara kaldırıyor ve gitmeye karar veriyor. Onca zaman eşini uyarmaya çalışmak için sarf ettiği bütün cümleleri, yardım almak için yaptığı bütün önerileri, emeğini, anılarını geride bırakıyor. Susuyor. Artık kararını vermiş, ayların, yılların "acaba"larından sıyrılmış oluyor."

Erkeklerin en büyük hatası...
Bu defa erkek nereye tutunacağını bilmiyor, paniğe kapılıyor. Zaman içinde birçok şeyi kabullenen, sineye çeken eşinin şimdi neden gitmeye kalktığını anlayamıyor bir türlü. Sevgisizlik, ilgisizlikle suçlanmasına anlam veremiyor bir türlü. Çünkü daha düz düşünüyor çoğu zaman. Eşini sevmiyor değil, akşam nasılsa eve gelecek diye gün içinde telefon açmaya lüzum görmemiş. Her akşam birlikteler ya, bu sebeple hafta sonlarını eşiyle geçirmese de olur diye düşünmüş.

İşin özü, erkek mutluluğu sürdürmek için sevginin ilgi istediğini, özen beklediğini zaman içinde unutmuş gitmiş. Bu defa erkek, çözüm arayışına giriyor. Daha önce "ne gerek var" dediği tatilleri, baş başa yemekleri teklif ediyor eşine, birlikte yardım almayı, evliliklerini kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmayı öneriyor, sevgisini anlatmaya, ilgisini göstermeye başlıyor. Ama nafile.... Kadın gitmeye karar vermiş bir kere..

**


Bence sorunun kaynağı; Kadını anlamaya çalışmak yerine, erkeği iyi tarif etmek.

Gelişen teknolojiye paralel olarak, yazılı ve görsel iletişim insanlara sürekli bir şeyler pompalamaktadır. Vaktinin büyük çoğunluğunu bu iletişim araçlarının karşısında geçiren insanoğlu ister istemez kendi dünyasından çıkıp, izlediği o hayal dünyasına girmeye başlar. Ve çevresinde bulunan insanları da o hayal dünyasında gördüğü kişilerin yerine koymak ister. Bu mümkün olmayınca da bir müddet sonra
film kopar.

Yahu bırakın erkekleri kendi hallerine. Bırakın kurt olarak kalsınlar. Onları değiştirmeye çalışmak yerine kabullenmeye çalışın. Böylesi iki taraf için de en güzeli :))

bayyx
Yeni Üye



3 Cevap

ikna kabiliyetleri güçlü oldugu kesin...mükemmeldi tşk arkadaşım
simarik_yagmurs
Şımarık Üye


Colombia
2000 Cevap

cok güzeldi..

juni
Yeni Üye


Turkey
73 Cevap

çok güzel o yüzden "Bir kadını  gittikten sonra sevmeyin Sizin için çırpınırken sevin Çünkü ben Gittikten sonra  dönen kadın görmedim "

   
 
 


Bölüm atla:

Reklam Verin | Reklam Alın | Gizlilik Politikası | Hak ihlali Bildirimi | Site Kuralları

     Sayfa Başına Git