VazgectimSenden

Ana Sayfa

Resimler Yazılar Şiirler Hobby Astroloji Biyografi Atatürk Köşesi

Forum

Yemek Tarifleri

Avatar Arşivi

Emoji ifadeleri

İsim Anlamları

Testler

Yerli Şarkı Sözü

Yab. Şarkı Sözü

E-Kart Rüya Tabirleri Webmaster Hava Durumu Sanal Doktor Cins-i Latife Büyücülük Resim Yükle
Aşk Doktoru Sanal Çiçek Çocuk Bölümü Bilgi Yarışması Meslek Rehberi Downloads Flashlar
Üye Ol

>> Üye Girişi Yap

 Biyografi Bölümü

   Bu Bölümümüzde Bulunan Toplam 3318 Biyografi 3197340 Kez Görüntülenmiştir.

Biyografi Ana Sayfa
Bütün Biyografileri Listele
Biyografi Nedir?

 

Abdülhamid(1.)

Abdülhamid(1.)

Osmanlı padişahlarının yirmiyedincisi ve İslam halifelerinin doksanikincisi.

Saltanatı: 1774-1789
Babası: III. Ahmed Han - Annesi: Rabia Şermi Sultan
Doğumu: 20 Mart 1725 Vefatı: 28 Mart 1789

20 Mart 1725 yılında Topkapı Sarayında dünyaya geldi. Küçük yaştan itibaren zamanın büyük alimleri tarafından ilim öğretildi. Akıllı, zeki, ileri görüşlü, kültürlü, gayretli bir şehzade olan Abdülhamid, ağabeyi Sultan III. Mustafa Hanın 21 Ocak 1774te vefatı üzerine 49 yaşında Osmanlı tahtına oturdu.

Osmanlı Devletinin en buhranlı devresinde tahta çıkan Abdülhamid Han, Rus harbini kardeşi III. Mustafa gibi en az zararla kapatmayı düşünüyordu. Gerçekten de altı yıl boyunca devam etmekte olan Rus savaşı Osmanlı Devletinin aleyhine gelişiyordu. Neticede Sultan Abdülhamid Han, Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırımın Osmanlı Devletinden ayrılması, Rusların Karadenizde donanma bulundurmaları ve Ortodoks halkın koruyuculuğunu yapmaları şartlarını kabul etmek mecburiyetinde kaldı. Bu muahedenin en ağır maddelerinden biri Kırımın Rusyanın müdahalesine açık bırakılması idi. Bu sebeple Rusya ile her an sulh döneminin bozulabileceğini hesaplayan Sultan I. Abdülhamid Han, bilhassa kapıkulu ocaklarının ıslahı için harekete geçti. Fransadan mühendisler getirtti. Mühendishane-i bahr-i hümayunu (Devlet Deniz Mühendishanesi) kurdurdu. Sürat topçuları ocağı geliştirildi.

Bu arada Rus muharebesindeki karışıklıklardan istifade ile Anadolu, Mısır, Hicaz ve Şamda çıkan isyanları bastırdı. İran kuvvetlerinin hudut tecavüzleri üzerine başlayan savaşlar Osmanlıların zaferiyle sonuçlandı. Basra ele geçirildi. Rus tehlikesine karşı Soğucak ve Anapa kaleleri tahkim edildi. Öte yandan 1784te Rusya Kırımdaki hanlık çekişmelerini fırsat bilerek bu ülkeye girdi ve binlerce müslüman ve Türkü katlettikten sonra ilhak ettiğini açıkladı. Her Osmanlı gazasına koşan ve

Rayete meylederiz kamet-i dilcu yerinde

Tuğa dil bağlamışız kakül-i hoş-bu yerine,

Olmuşuz can ile billah Gazayî teşne

Kanını düşmen-i dinin dökeriz su yerine

diyen Kırımlıların asil ve kahraman sesleri kısılmış, Rusların ilhak etmeleri Türkler için unutulmaz bir ızdırap kaynağı olmuştu. Bütün nüfusu Türk olan hanlığın kaybı Macaristan ve Orta Avrupanın gidişine benzemiyordu. Nitekim bu oldu bittiye tahammül edemeyen Abdülhamid Han, 1787de Rusyaya harp ilan etti. Ancak Rusların Avusturyayı savaşa ikna etmesi, Osmanlı Devletiini iki cephede savaşmeya mecbur bıraktı. Serdar Koca Yusuf Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, Şebeşte Avusturya kuvvetlerini bozguna uğrattı. Buna karşılık Rus cephesinde komutanlar arasındaki rekabetler, bozguna zemin hazırladı. Ruslar Yaş ve Hotin kalelerinden sonra Öziye de girdiler ve burada tarihte eşine az rastlanan bir katliam yaptılar.

Nitekim Sultan I. Abdülhamid Han kendisine sadrazam tarafından gönderilen Özi kalesi ile ilgili raporun okunması sırasında yapılan mezalimi dinlerken "Potemkin nam moskof prensi, kalede mevcut yirmi beş bin müslümanı bila istisna katleylemiş, çocuk, yaşlı, hamile, emzikli demeden cümlesini şehid eylemiştir." cümlesine gelince, üzüntüsünden felç geçirerek vefat etti (28 Mart 1789). Eminönü Bahçekapısındaki türbesine defnedildi.

Sultan I. Abdülhamid Han, yaptığı her işte Allah rızasını arar, kalbi İslam için çarpardı. Devlet idaresinden boş kalan zamanlarını namaz kılarak Cenab-ı Hakkı zikir ile geçirir, elinden Kuran-ı Kerimi düşürmezdi. Peygamber Efendimiz ve Ehl-i beytini çok severdi. Bunun için Mekke ve Medineye hizmete, özel bir itina gösterirdi. Diğer Osmanlı sultanları gibi tebeasına karşı kalbi şefkatle ve merhametle dolu idi. Pek çok imar faaliyetlerinde bulundu. Annesi Rabia Sultanın ruhu için 1778de Beylerbeyinde bir cami, muvakkıthane, hamam ve sıbyan mektebi, Medine-i münevverede medrese, Emirganda cami, Eminönünde büyük bir imaret, çeşme, sebil, sıbyan mektebi, medrese, türbe ve bir kütüphane inşa ettirdi. Türbesinde, sandukanın kuzey tarafında bulunan duvar içindeki bir mermer üzerinde Peygamber efendimizin kadem-i şerîfleri (mübarek ayak izleri) bulunmaktadır.

HAKKINDA YAZILANLAR

Sultan I.Abdülhamid/Kendi Kaleminden Bir Padişahın Portresi (1774-1789)
Fikret Sarıcaoğlu
TATAV Y. İstanbul 2001

27. Osmanlı padişahı olan Sultan I. Abdülhamidin 16 yıllık saltanat süresi oldukça karışık bir döneme rastlar. Kırımın kaybedilmesiyle birilikte gittikçe olumsuz seyr eden iç ve dış gelişmeler tam anlamıyla bir krize dönüşmüştü. Halkın karamsarlığa ve padişahın benzeri duygulara kapılmasının öncesinde, devletin zafiyetleri dile getirilmiş, bir takım ıslahat girişimleri gerçekleştirilmiş, bir takım ıslahat girişimleri gerçekleştirilmiş ve oluşan tepkiler çıkarılan yangınlar veya bgildiriler yoluyla duyurulmuştu. Abdülhamid devletin organize olmasına, görevlerin kötüye kullanılmasına yönelik uyarılarını bir danışman üslubuyla ve devamlı şekilde yazıya dökerken tebdî-i kıyafetle çoğu zaman halkın içinde bulunuyordu. Bu araştırmada ilk kez kendi yazıları izlenerek bir padişaha ve dönemine ışık tutulurken, tüm yönleriyle yalnız bir padişah sergillenmektedir.

İçerik Kelimeleri : Abdülhamid(1.) Hayatı, Abdülhamid(1.) Kimdir, Abdülhamid(1.) Otobiyografisi, Abdülhamid(1.) Nerede Doğdu, Abdülhamid(1.) Hangi Tarihte Doğdu

Reklam Verin | Reklam Alın | Gizlilik Politikası | Hak ihlali Bildirimi | Site Kuralları

     Sayfa Başına Git