VazgectimSenden

Ana Sayfa

Resimler Yazılar Şiirler Hobby Astroloji Biyografi Atatürk Köşesi

Forum

Yemek Tarifleri

Avatar Arşivi

Emoji ifadeleri

İsim Anlamları

Testler

Yerli Şarkı Sözü

Yab. Şarkı Sözü

E-Kart Rüya Tabirleri Webmaster Hava Durumu Sanal Doktor Cins-i Latife Büyücülük Resim Yükle
Aşk Doktoru Sanal Çiçek Çocuk Bölümü Bilgi Yarışması Meslek Rehberi Downloads Flashlar
Üye Ol

>> Üye Girişi Yap

 Biyografi Bölümü

   Bu Bölümümüzde Bulunan Toplam 3318 Biyografi 3240990 Kez Görüntülenmiştir.

Biyografi Ana Sayfa
Bütün Biyografileri Listele
Biyografi Nedir?

 

Abdülhakim Arvasi

Abdülhakim Arvasi

Seyyid Abdülhakîm Arvasî (r. aleyh) Son asırda yetişen, zahir ve batın ilimlerinde kamil ve dört mezhebin fıkıh bilgilerinde mahir, büyük alim ve ruh bilgilerinin mütehassısı büyük veli. Allahü tealanın emir ve yasaklarını insanlara anlatan ve kendilerine Silsile-i aliyye adı verilen büyük alimlerin otuz dördüncüsüdür. Babası Seyyid Mustafa Efendidir. 1865 (H. 1281)te Vanın Başkale kazasında doğdu. 1943 (H. 1362)te Ankarada vefat etti. Kabirleri Ankara yakınındaki Bağlum kasabasındadır.

Babası Seyyid Mustafa Efendi ve bütün dedeleri, zamanlarının alim ve fadılları idiler. Imam-ı Ali Rıza bin Musa Kazım soyundan olup, seyyid oldukları Iraktaki şeri mahkeme defterlerinde yazılıdır. Arvasi ailesi, altı yüz seneden beri ilim yaymakla ve en üstün insanlık meziyetlerinde nümune olmakla tanınmış ve halk arasındaki ayrılıkları gidermekte, milli birliği sağlamakta büyük vazifeler üstlenmiş ve bunları devam ettiregelmişlerdir.

Ilk tahsilini babasının huzurunda gördü. Daha sonra Arvasa giderek yüksek tahsilini zamanın en büyük alim ve evliyası Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin huzurunda tamamladı. 1300 hicri sene başında ilm-i sarf, nahv, mantık, münazara, vad, beyan, meani, bedi, belagat, kelam, usul-i fıkh, tefsir, tasavvuf, ulum-i hikemiyye yani hikmet-i tabi’iyye (fizik, biyoloji), hikmet-i ilahiyye, riyaziyye (yani matematik, geometri), hey’et (astronomi) gibi zahir ilimlerde icazet (diploma); tasavvufun Nakşibendiyye, Kadiriyye, Küfreviyye, Sühreverdiyye ve Çeştiyye yollarından hilafet aldı. Başkalede otuz yıl kadar tedris ve irşad ile meşgul oldu. Yani ders okuttu ve insanlara Allahü tealanın emir ve yasaklarını anlattı.

1914 (H. 1332)te Birinci Dünya Harbi çıkıp Ruslar Doğu Anadoluyu işgal edince, Başkaleden hicret edip, Iraka, oradan Adana, Eskişehir ve 1919 (H. 1337)da Istanbula geldi. Eyyub Sultanda önce yazılı medreseye, sonra Gümüşsuyu Tepesindeki Mürteza Efendi Dergahına yerleşti ve Kaşgari Hanekahı meşihatına tayin olundu. Islam halifelerinin ve Osmanlı Sultanlarının sonuncusu olan Sultan Vahideddin tarafından Medrese-i mütehassısin denilen Ilahiyat Fakültesinde tasavvuf müderrisi yani ordinaryüs profesörü olarak 8 Zilkade 1919 (H. 1337) tarihli ferman ile tayin edildi.

Anadoluda çarpışan Kuvay-ı Milliyenin galip gelmesi için para, mal ve dua ile yardım edilmesi, eli silah tutanların onlara katılmaları için milleti teşvik ederek çok kimseyi Anadoluya gönderdi. Çok yardım yapılmasına sebep oldu. Uzun zaman irşad, vaz ve tedris ile meşgul olup hayatının sonuna doğru Izmire gönderildi. Zor şartlar altında Izmirde kaldığı sırada ihtiyarlığın da verdiği takatsizlikle hastalandı. Ankaraya getirildi. Ankaraya geldikten birkaç gün sonra 27 Kasım 1943 (H. 1362) tarihinde sıkıntılarla dolu dünyadan ahirete intikal etti. Ankaranın kuzeyinde bulunan Bağlum nahiyesinde defnolundu. Kabri ziyaret edilmekte, huzurunda yapılan dualar kabul olunmaktadır.

Seyyid Abdülhakim Arvasinin üç oğlu ve iki kızı vardı. Kızlarından Şefia Hanım, hicrette Musulda vefat etti. Enver Medeni de hicret esnasında 1918 (H. 1336)de Eskişehirde vefat etti. Ikinci oğlu Ahmet Neyyir Mekki Üçışık Efendi uzun zaman Üsküdar ve Kadıköy müftiliği yaptı. Kadıköy müftisiyken 1967 (H. 1387)de Istanbulda vefat etti. Üçüncü oğlu Seyyid Münir Üçışık, Istanbul Belediyesinde satış memurluğunda çalışmış, doğruluğu, çalışkanlığı güzel ahlakı ile etrafının sevgisini kazanmıştı. 1979 (H. 1400)da Izmirde vefat edip Ankaranın Bağlum kasabasına defnedildi. Ikinci kızı Maide Hanım, eski Van mebusu Seyyid Ibrahimin zevcesiydi. Seyyid Ibrahim vefat etmiştir. Maide Hanım, Ankarada damadı Seyyid M. Emin Garbi ve kızı Ümmü Gülsüm hanımefendi ile birliktedir.

Seyyid Abdülhakim Arvasi vücutça gayet mutedil ve kusursuzdu. Buğday tenliydi. Alnı geniş ve açıktı. Kaşları birer hilal gibi olup, kabarık ince ve ölçülüydü. Nur bakışlı gözleri iriceydi. Burnu ahenkli ve normalden büyükçeydi. Yüzü zaifçe olup sakalı sıktı. Bedeni iri yapılı olup, insana mutlak surette hürmet telkin edici bir vakar ve heybeti vardı.

Her hali ve hareketi ile Islamiyete uyardı. Çok mütevazi olup; "Ben" dediği işitilmemişti. Çok heybetli ve temkin sahibiydi. Çok misafir severdi. Yardım yapmaktan hoşlanırdı. Ziyaretlere gider, davetlere icabet ederdi.

Seyyid Abdülhakim Arvasi din bilgilerinde ve tasavvufun ince marifetlerinde derin bir derya idi. Üniversite mensupları, fen ve devlet adamları, çözülemez sandıkları güç bilgileri sormaya gelir; sohbetinde, dersinde bir saat kadar oturunca, cevabını alır; sormaya lüzum kalmadan o bilgi ile doymuş olarak geri dönerdi. Teveccühünü, sevgisini kazananlar, sayısız kerametlerini görürdü. Çok mütevazi, pek alçak gönüllüydü. Eyyub Sultan, Fatih, Bayezid, Bakırköy, Kadıköy, Beyoğlunda Ağa Cami-i şerifleri kürsilerinde senelerce ilim neşretmiştir.

Seyyid Abdülhakim Arvasi ayrıca Vefa Lisesinde öğretmenlik yapmış, Sultan Selim Cami-i şerifi yanındaki Süleymaniyye Medresesinde, tasavvuf müderrisi (profesörü) iken Er-Riyad-üt-Tasavvufiyye kitabını yazmıştır. Tasavvuf hakkında risale büyüklüğünde müteaddid mektupları vardır. Mevlid okunmasının ve tesbih kullanmanın başlangıc ve meşruiyeti hakkında bir risale, Rabıta-i Şerife Risalesi, Sahabe-i Kiram ve Ecdad-ı Peygamberi risaleleri, Islam Hukuku, Keşkul ve Sefer-i Ahiret isimli eserleri, Arabi, Farisi ve Türkçe şiirleri pek kıymetlidir.

Yetiştirdiği seçkin din adamlarının en selahiyyetlisi; çeşitli din ve fen kitaplarının yazarı, eczacı, kimyager ve emekli öğretmen albay Hüseyin Hilmi Işık beyefendidir. 1929dan 1943 senesine kadar o büyük zattan ders almış, Arabi ve Farisi tercümeler yaparak gençliğe hizmet için çalışmıştır. Türkçe, Arabi, Farisi, Almanca, Fransızca ve Ingilizcenin yanında, başka dillerde de çeşitli din kitapları neşretmiştir. Bütün ilim ve feyzini, Abdülhakim Arvasiden aldığını eserlerinde belirtmektedir.

Abdülhakim Arvasinin kıymetli görüşlerinden biri şöyledir: "Insanı kaplayan sıkıntıların birinci sebebi, Hakka karşı şirk ve müşrikliktir.Ilim ve fen ilerlediği halde, insanlığın ufuklarını sarmış olan fesad karanlığı hep şirkin, imansızlığın, vahdetsizliğin ve sevişmezliğin neticesidir.Beşeriyet ne kadar uğraşırsa uğraşsın, sevip sevilmedikçe, ızdırap ve felaketten kurtulamaz.Hakkı tanımadıkça, Hakkı sevmedikçe, Hak tealayı hakim bilip, O’na kulluk etmedikçe, insanlar, birbiri ile sevişemez. Hakdan ve Hak yolundan başka her ne düşünülse, hepsi ayrılık ve perişanlık yoludur.”

İçerik Kelimeleri : Abdülhakim Arvasi Hayatı, Abdülhakim Arvasi Kimdir, Abdülhakim Arvasi Otobiyografisi, Abdülhakim Arvasi Nerede Doğdu, Abdülhakim Arvasi Hangi Tarihte Doğdu

Reklam Verin | Reklam Alın | Gizlilik Politikası | Hak ihlali Bildirimi | Site Kuralları

     Sayfa Başına Git